son yazım
allahın bize verdiği tüm nimetler için şükür etmesini bilelim.bu dünyaya gelmek gerçekten güzel.yaşamak gerçekten güzel.nefes almak güzel yürümek koşmak konuşmak
gülmek ağlamak yemek yemek hüzünlenmek sevinmek kısaca hayata dair herşeyi yaşamak hissetmek çok güzel.insanoğlu yaşamayı öylesine çok seviyorki mesela
bir insan düşünün ömrünün kalan kısmını zindanda geçirse yanında kimse olmasa ışık bile olmasa,kapkaranlık taş duvarlar arasında bile olsa genede yaşamak ister.
işte yaşamanın dayanılmaz hafifliği diye buna denir.yani diyeceğim.ne para ne ev ne araba ne eş ne ana-baba ne çocuk ne akıl ne güzel yiyecekler hiçbirine daha sıra
gelmeden sadece ve sadece allahımız bize yaşama fırsatı verdiği için bu dünyaya gönderdiği için bile ne kadar şükretsek azdır.kaldıki sağlığımız yerinde müslüman
bir ana babanın evladıyız gülüp eğleniyoruz yiyip içiyoruz ya bunlar için ne kadar şükretmek lazım acaba siz düşünün gerisini…
biz allahın kullarıyız.bizi yaratmış ve bize büyük çok büyük nimeter vermiş.biz ise bunların farkında bile değiliz.bırakın farkında olmayı şükredeceğimize isyanlarımız
alabildiğine büyük.herkes bir paranın peşine düşmüş daha çok daha çok kazanmanın derdinde.bu derdi öyle abartmışızki bunun için gece gündüz çalışıyoruz.yetmiyor
daha çok daha çok istiyoruz.sanki biz yapmışız gibi böbürleniyoruz.emanetçi olduğumuzu unutuyoruz.paranında evinde arabanında eşimizinde çocuğumuzunda gözü-
müzün kulağımızın kısaca bedenimizinde birer emanet olduğunu anlayamıyoruz.taki öldüğümüzde yanımızda bedenimizi bile götüremeyince anlıyoruz.ama iş işten
geçmiş oluyor.dünya hırsı gözümüzü öyle bürümüşki farzedinki bir insana dünyanın yarısı senin deseler bir iki gün sonra neden diğer yarısıda benim değilki diye
düşünmeye başlar.inanın dünyanın hepsini verseniz beş gün sonra aya göz diker.bu doyumsuzluk nereye kadar.karatopraktan başka gözümüzü doyuracak bir şey
lerin olduğunu geç olmadan anlamak lazım.bunun için gayret etmek lazım.aç kalmaktan korkmayalım.çünkü bir yaprağın bile dalından düşmesi allahın izniyle oluyorsa
bir kulunun geleceği nasibi bir kuru yaprağa kıyasla allah katında daha mühimdir.biz öncelikle başımıza çeşitli imtihan vesileleriyle gelen musubetler karşısında
önce sabır sonrada şükür etmesini bilelim.şundan emin olalımki allah biz kullarını düşünür.gözetir.o yüzden yüce mevlamızın zahmetide rahmetide güzeldir.
o ne eylerse kabulümüzdür diyebilelim.unutmayalımki biz inanan kulları için ne eylerse güzel eyler.yeterki SABIR ve ŞÜKÜR…EDEBİLELİM. ve ALLAH A TESLİM OLABİLELİM.....!
ALLAH HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.
