Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

GERÇEKLERE YOLCULUK

DUA....

ALLAHIM…
Yaratıp bu güzel dünyaya gönderdiğin bir kulun olarak
sana gereken teşekkürü bile hakkıyle edemiyorum.
bazen yeni bir başlangıç yapıyorum.yeniden yapılanmak istiyorum
ama çok sürmeden elim yüzüm yaralı
olarak yolun yarsına bile gelemiyorum.
tek inandığım güvendiğim şey senin merhametin.
inanıyorumki sen yarattığın hiçbir kulunun kötülüğünü istemezsin..
acı çekmesini mutsuz olmasını istemezsin.
sonsuz rahmetine ve şefkatine olan inancım olmasa
ne yapardım bilmiyorum.ümitsizlik çukurunda çoktan kaybolurdum.
çünkü geçmişte bilerek yada bilmeyerek
yaptığım onca hata onca yanlış onca günah var.
ne varki sonunda şunu çok iyi anladımki bunca günahım
olsada gidecek başka bir kapım yok.çalacak başka bir kapım yok.
af dileyecek başka bir kapı yok.sadece
ve sadece ve tek senin kapın var.senden geldik sana döneceğiz.
sana giden yolda ayağımızın her tökezlemesinde
yada ayağımıza takılan her engelde gene ancak ve ancak
senden yardım isteyebiliriz.ve sadece ve sadece senin yardımın olursa
düze çıkabiliriz.sen istersen herşey mümkün ve çok kolay.
biz aciz ve ihtiyaçları çok kulların olarak sana muhtaç senin bakıp gözetmene
hep ihtiyaç içindeyiz.bize istemek sana vermek ne güzel.
biz kulun olduğunun farkına varıp kul olmanın
tadıyla senden istiyoruz yarabbi.
sende sana açılan eli geri çevirmediğini isteyinki vereyim dediğini biz kullarına
kuran ve peygamberlerin vasıtasıyle bildirmişsin.
o halde sana gecenin bu vaktinde yalvarıyorum;
bizi rahmetinden ve merhametinden mahrum bırakma yarabbi.
...................
...................
...................

BAKTIGIN HERŞEYE İLK DEFA GÖRÜYORMUŞSUN GİBİ BAK.

Balkondayım..gecenin bir ortası..herkes uykuda.bu saatleri seviyorum.dünyanın tüm telaşlarını bir kenara bırakıp kendimle olabildiğim tek zaman dilimi..gecenin ortası..gökyüzüne bakıyorum.yıldızlara bakıyorum..muhteşem.bir anda bir şeyi farkediyorum.son zamanlarda kendimi alıştırdığım birşey bu.baktığım herşeye sanki ilk defa görüyormuşum gibi bakmak.sizde denemelisiniz bunu. ilk defa görüyormuşsunuz gibi bakın şimdiye kadar baktıklarınıza..o güne kadar görmediğiniz çok ayrıntıyı göreceksiniz...eşinize çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, komşularınıza, kapınızın önündeki ağaçlara, neye bakıyorsanız işte..herşeye ama herşeye ilk defa görüyormuş gibi bakın.ayrıntılar size el sallayacaktır..

gökyüzünde hiç bulut yok.gecenin karanlığı yıldızların parlaklıklarını yoketmeye çalışsada,yıldızlar umursamaz bir tavır içinde kendilerine bakan herkese ve herşeye göz kırpmaya devam ediyorlar.ama benim farkettiğim şey bu değil.milyonlarca yıldız hepsi bir aheng içinde ve olabildiğince homojen bir şekilde dağılmışlar gökyüzüne.gözümü rahatsız etmiyorlar aksine resmi yapılası....tıpkı ebru sanatında suyun üzerinde yüzen kağıda mürekkepin bir sanatla serpiştirilmesi gibi...

yani biraz abartılı bakarsak gökyüzünün yarısında yıldızlar olup, diğer yarısı yıldızsız değil.dağılım müthiş.izlenilesi ve izledikçe kendinden geçilesi bir gökyüzü...

bize duruyormuş gibi görünselerde hepsi kendi yörüngelerinde 1 mm bile sapmaksızın yollarına devam ediyorlar.milyonların içinden sadece birisi bile yolundan çıksa üzerinde yaşadığımız dünya dahil hepsi yokolabilir.bu ne ince hesap....!

son yazım

allahın bize verdiği tüm nimetler için şükür etmesini bilelim.bu dünyaya gelmek gerçekten güzel.yaşamak gerçekten güzel.nefes almak güzel yürümek koşmak konuşmak
gülmek ağlamak yemek yemek hüzünlenmek sevinmek kısaca hayata dair herşeyi yaşamak hissetmek çok güzel.insanoğlu yaşamayı öylesine çok seviyorki mesela
bir insan düşünün ömrünün kalan kısmını zindanda geçirse yanında kimse olmasa ışık bile olmasa,kapkaranlık taş duvarlar arasında bile olsa genede yaşamak ister.
işte yaşamanın dayanılmaz hafifliği diye buna denir.yani diyeceğim.ne para ne ev ne araba ne eş ne ana-baba ne çocuk ne akıl ne güzel yiyecekler hiçbirine daha sıra
gelmeden sadece ve sadece allahımız bize yaşama fırsatı verdiği için bu dünyaya gönderdiği için bile ne kadar şükretsek azdır.kaldıki sağlığımız yerinde müslüman
bir ana babanın evladıyız gülüp eğleniyoruz yiyip içiyoruz ya bunlar için ne kadar şükretmek lazım acaba siz düşünün gerisini…
biz allahın kullarıyız.bizi yaratmış ve bize büyük çok büyük nimeter vermiş.biz ise bunların farkında bile değiliz.bırakın farkında olmayı şükredeceğimize isyanlarımız
alabildiğine büyük.herkes bir paranın peşine düşmüş daha çok daha çok kazanmanın derdinde.bu derdi öyle abartmışızki bunun için gece gündüz çalışıyoruz.yetmiyor
daha çok daha çok istiyoruz.sanki biz yapmışız gibi böbürleniyoruz.emanetçi olduğumuzu unutuyoruz.paranında evinde arabanında eşimizinde çocuğumuzunda gözü-
müzün kulağımızın kısaca bedenimizinde birer emanet olduğunu anlayamıyoruz.taki öldüğümüzde yanımızda bedenimizi bile götüremeyince anlıyoruz.ama iş işten
geçmiş oluyor.dünya hırsı gözümüzü öyle bürümüşki farzedinki bir insana dünyanın yarısı senin deseler bir iki gün sonra neden diğer yarısıda benim değilki diye
düşünmeye başlar.inanın dünyanın hepsini verseniz beş gün sonra aya göz diker.bu doyumsuzluk nereye kadar.karatopraktan başka gözümüzü doyuracak bir şey
lerin olduğunu geç olmadan anlamak lazım.bunun için gayret etmek lazım.aç kalmaktan korkmayalım.çünkü bir yaprağın bile dalından düşmesi allahın izniyle oluyorsa
bir kulunun geleceği nasibi bir kuru yaprağa kıyasla allah katında daha mühimdir.biz öncelikle başımıza çeşitli imtihan vesileleriyle gelen musubetler karşısında
önce sabır sonrada şükür etmesini bilelim.şundan emin olalımki allah biz kullarını düşünür.gözetir.o yüzden yüce mevlamızın zahmetide rahmetide güzeldir.
o ne eylerse kabulümüzdür diyebilelim.unutmayalımki biz inanan kulları için ne eylerse güzel eyler.yeterki SABIR ve ŞÜKÜR…EDEBİLELİM. ve ALLAH A TESLİM OLABİLELİM.....!

ALLAH HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.

yalnız değiliz...!

yalnızlığımı yalnızlık duygumu giderecek bir tek şey var.ve bunu son zamanlarda dahada iyi anlıyorum.evet biri var.hemde öyle biriki o dost ise her şey dosttur.
o yanınızdaysa asla yalnız değilsinizdir.o aklınızdaysa kendinizi güvende hissedersiniz o dilinizdeyse ruhunuz huzur bulur.kimden bahsettiğimi anladığınızı ümit
ediyorum.biz insanların mayası tabiatı doğası gerçektende onu andıkça ona dua ettikçe huzur bulacak şekilde yaratılmış.yüce allah bizlerin kendi yalnızlığımızı
ancak kendisiyle kendi varlığı ile aşmamızı sağlamış.öyleki kimsesizlerin kimsesidir o..!
ne kadar hata etsekte yanlış yapsakta günah işlesekte kendisinden af dilediğimizde pişman olduğumuzu dualarımızla gözyaşlarımızla kendisine anlattığımızda
bizi boş çevirmez.kendisine uzanan eli boş çevirmeyecek kadar büyüktür allah.affetmek onun büyüklüğündendir.rahmeti merhameti sonsuzdur.ne ondan ümidimizi
keselim nede asla ben onca günahtan sonra  iflah olmam diye karamsar olalım.şunu unutmayalımki nereye gidersek gidelim ne yaparsak yapalım dönüp dolaşıp
gideceğimiz yer geldiğimiz yerdir.o yerde yaradanımızın yeridir.o yerin kapısını ömrümüzün son nefesine kadar ümitle ve sabırla çalalım.bir gün bize o kapıyı açacağı
ümidini asla kaybetmeyelim.eğer tüm günahlarımızdan dolayı ümidimizi kesersek işte o zaman herşeyimizi kaybederiz herşeyimizi…

YALNIZLIK

yazdıklarımı bir gün birileri mutlaka okumalı diye bir derdim yok.böyle bir beklentimde yok.kaldıki yazdıklarımı okuyunca beni anlayacağını ümit ettiğim insanda yok
yazdıklarımı okuduğunda bir şey anlamayacaksa okuyacak insanada gerek yok.bunları yazarken birdenbire aslında ne kadarda yalnız bir insanmışım ben diye
bir ses yükseldi içimde.evet aslında herkes yalnız değilmi.bazen en yakın dostlarının bile kendilerini anlayamadığını her insan sıkça yaşamıştır hayatı boyunca.
doğarken, ölürken,  uyurken,  yemek yerken, hastayken hep yalnız değilmiyiz.ha elbette çevremizde birileri var ama doğarken ağladığımızda bizim yerimize ağlayamazlar
yemek yerken bizim yerimize yiyemezler.hastayken belki ilaçlarımızı içmemize yardım ederler ama içimizdeki ölümcül virüsü canımız daha az acısın diye bizimle
paylaşamazlar.ölürken ne bizimle ölebilirler ne de bizim yerimize ölürler.kaldıki isteselerde ölemezler.çünkü sıra kimdeyse o gider.sen kal ben senin yerine gideyim
diyemezler.bunu sadece yakınlarımızdaki dostlarımız değil eşimiz kardeşimiz annemiz babamız dahi yapmaz yapamaz.