Balkondayım..gecenin bir ortası..herkes uykuda.bu saatleri seviyorum.dünyanın tüm telaşlarını bir kenara bırakıp kendimle olabildiğim tek zaman dilimi..gecenin ortası..gökyüzüne bakıyorum.yıldızlara bakıyorum..muhteşem.bir anda bir şeyi farkediyorum.son zamanlarda kendimi alıştırdığım birşey bu.baktığım herşeye sanki ilk defa görüyormuşum gibi bakmak.sizde denemelisiniz bunu. ilk defa görüyormuşsunuz gibi bakın şimdiye kadar baktıklarınıza..o güne kadar görmediğiniz çok ayrıntıyı göreceksiniz...eşinize çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, komşularınıza, kapınızın önündeki ağaçlara, neye bakıyorsanız işte..herşeye ama herşeye ilk defa görüyormuş gibi bakın.ayrıntılar size el sallayacaktır..
gökyüzünde hiç bulut yok.gecenin karanlığı yıldızların parlaklıklarını yoketmeye çalışsada,yıldızlar umursamaz bir tavır içinde kendilerine bakan herkese ve herşeye göz kırpmaya devam ediyorlar.ama benim farkettiğim şey bu değil.milyonlarca yıldız hepsi bir aheng içinde ve olabildiğince homojen bir şekilde dağılmışlar gökyüzüne.gözümü rahatsız etmiyorlar aksine resmi yapılası....tıpkı ebru sanatında suyun üzerinde yüzen kağıda mürekkepin bir sanatla serpiştirilmesi gibi...
yani biraz abartılı bakarsak gökyüzünün yarısında yıldızlar olup, diğer yarısı yıldızsız değil.dağılım müthiş.izlenilesi ve izledikçe kendinden geçilesi bir gökyüzü...
bize duruyormuş gibi görünselerde hepsi kendi yörüngelerinde 1 mm bile sapmaksızın yollarına devam ediyorlar.milyonların içinden sadece birisi bile yolundan çıksa üzerinde yaşadığımız dünya dahil hepsi yokolabilir.bu ne ince hesap....!